beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort seks hikayesi hava durumu betturkey beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

HAYATIN EŞİKLERİ ve KAPILAR

Coğrafyamızın insanı genellikle politik yazıları okumaya pek meyillidir… Bu eğilimin aksine, ben politik yazılar yazmaktan kaçınmaya çalışıyorum; zira hayatın o kadar çok veçhesi var ki… Bu yüzden olsa gerek, hayatın çeşitliliğini ve bu çeşitliliğe karşılık gelen duygu durumlarını çözümleyebildiğim kadarıyla yazmaya ve paylaşmaya gayret ediyorum. Aşağıdaki yazı da böylesi bir duygu durumunun izdüşümü olarak okunabilir.

 

Her canlı gibi doğarız; ancak diğer canlılardan farklı olarak görürüz, emekleriz ve hayatı deneyimleriz. Olumlu ya da olumsuz pek çok olguyla karşılaşırız. Bu yürüyüş sürecinde hayat bize belki yüzlerce, belki de binlerce anahtar sunar. O anahtarların arasında hayatımızı kolaylaştıranlar da vardır, zorlaştıranlar da… Pek çok kapıyı açar, pek çok kapıyı da kilitleriz. Kapıları açmaya mı yoksa kapatmaya mı meyilli olduğumuz ise hem bizim karakterimizle hem de kapıların durumuyla ilgili bir meseledir.

 

Kapıları açmaktan mı medet umarız, yoksa kapatmaktan mı? Kapıların içinde ya da dışında bizi içten bir dostluk ve kabullenişle benimseyen, yakınlık gösteren şey yalnızlık mıdır yoksa sevgi mi? Kapıların diline kulak verdiğimizde boşluğa mı açılırız, yoksa sıcak bir huzura mı? Elbette bu tür soruları daha da çoğaltabiliriz. Ancak sorduğumuz soruların yanıtı, büyük ölçüde kapıların konumuna bağlıdır; zira onların da bir karakteri ve dili vardır. Bu "kapı" muhabbeti çoğumuza saçma ya da gereksiz gelebilir; fakat yazının tamamı okunmadan karar verilmemesini salık veririm. Zira kapıların hikâyesini dinlemeye değer…

 

Kapılar vardır, yolları düğümlenmiş; kapılar vardır, önünde dilendiğimiz… Kapılar vardır, içimize ışık taşır; kapılar vardır, geceleri yarasaları bile korkutur… Kapılar vardır, mutluluğun bir hazine gibi saklı olduğu; kapılar vardır, her türlü saltanatın başı ve sonu… Kapılar vardır, içimizde meydan ateşi yakan ve kapılar vardır, tüm ateşimizi söndüren… Onurumuzu ve özgürlüğümüzü besleyen kapılar da vardır, bizi köleleştirenler de… Tokmağı kirpi tüyünden kapılar vardır; gövdemize oylum oylum ateşler düşüren, murada erdiren…

 

Ah o kapılar… Aldığımız soluğu boğazımıza düğümleyen… Ruhsatsız gönül borcumuzun olduğu kapılar; karşısında gözlerimizin göllendiği kapılar… Kapılar vardır, orta yeri üniversite; kapılar vardır, boydan boya "eza evi"… Kapılar vardır, ne kurşun geçer ne söz; "gözgeçen hanı" olan kapılar vardır… Kapılar vardır, gidiş yolu, dönüş yolu… Duvarsız odalara, saraysız bahçelere, gökyüzüne, yeryüzüne, toprağa açılan kapılar… Ve umurunda olmadığım kapılar…

 

İstanbullu, Hakkarili, dünyalı; sanata, sinemaya, romana, şiire konu olan kapılar vardır. Ölümlüdür, ölümlü tabii…

 

Eşiklerinde "dünya evi" telaşıyla, bir ayine açılır gibi açılan kapılar… Gündüzü çoğaltan, geceyi azaltan, şaşırtan güzellikte kapılar… Bizi yaşadığımız dünyaya ait kılan, insanı tanrılaştıran kapılar… Kapılar vardır, bize ait olmayan bir organımız gibi… Ve kapılar vardır, bizi doğuran; insanlığın lisanındaki tek adı KADIN olan…

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

Bu yazı 117 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum