-
Özden İlhan
Tarih: 12-07-2026 10:51:00
Güncelleme: 12-07-2026 10:51:00
Çocukluğumuzdan beri bize birçok bilgi kesin doğrular olarak öğretilir. Bunlardan biri de, Miletli Thales'in "ilk filozof" olduğudur. Elbette Thales, düşünce tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Doğayı mitlerle değil, akıl ve gözlemle açıklamaya çalışması nedeniyle felsefe tarihinde özel bir yere sahiptir.
Ancak burada üzerinde durulması gereken önemli bir soru vardır. Thales gerçekten ilk filozof muydu, yoksa düşünceleri günümüze ulaşan en eski filozoflardan biri miydi?
Bence bu iki ifade aynı şey değildir.
İnsanlık, Thales'ten binlerce yıl önce de gökyüzüne bakıyordu. Güneşin doğuşunu, yıldızları, ölümü, yaşamı, yağmuru ve doğayı merak eden insanlar mutlaka vardı.
İlk kez "Neden?" diye soran, gördüklerini anlamaya çalışan, aklını kullanarak evreni sorgulayan bir insan yaşadı. Bence ilk düşünen ve sorgulayan insan; ilk filozoftur. Fakat onun adını bilmiyoruz. Çünkü yazmadı ya da yazdıkları günümüze ulaşmadı.
Thales'in adı ise tarihe geçti. Bu nedenle onu tanıyoruz.
İşte tam da bu noktada tarih anlayışını yeniden düşünmek gerekiyor. Tarih, her zaman geçmişin tamamını anlatmaz. Tarih; ulaşabilen belgeleri, yazılı kaynakları ve günümüze kadar korunabilen bilgileri anlatır. Kayıt altına alınmayan, kaybolan veya unutulan nice düşünceler ise tarihin sessizliğinde yok olup gider.
Bu nedenle, "Thales ilk filozoftur." ifadesini mutlak bir gerçek olarak değil, tarihî kayıtların bize ulaştırdığı en eski filozoflardan biridir şeklinde değerlendirmek daha doğru olabilir.
Aslında bu durum yalnızca Thales için geçerli değildir. Tarihte birçok keşif, birçok fikir ve birçok söz, onu ilk söyleyen kişiye değil; onu kayda geçiren, yaygınlaştıran veya tanınan kişiye mal edilmiştir. Belki de bugün bile aynı düşünceyi yaşıyoruz. Aynı cümleyi tanınmayan biri yazdığında kimsenin dikkatini çekmezken, ünlü biri söylediğinde herkes onu paylaşıyor. Demek ki insanlar bazen düşüncenin kendisini değil, onu söyleyen ismi görüyor.
Bu yüzden tarihe de aynı gözle bakmalıyız. Tarih çok değerlidir; ancak o da elindeki belgeler kadar.
Sonuç olarak, Thales'in önemini inkâr etmek mümkün değildir. Ancak ona "ilk filozof" unvanını kesin bir gerçek gibi vermek de doğru değildir. Çünkü insanlık tarihinde ilk kez kimin düşündüğünü, kimin sorguladığını ve kimin felsefeyi başlattığını hiçbir zaman bilemeyeceğiz.
Belki de daha doğru ifade şudur:
Tarih, her zaman ilk olanı değil; kayıt altına alınabileni hatırlar.
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız
- NEZAKET ZAYIFLIK DEĞİL, ANTAGONİSTİK TOPLUMLARIN UNUTTUĞU İNSANLIK GÜCÜDÜR
- HIZ TRENİ: HIZLI DÜŞÜNME SENDROMU, ZİHNİN VE SÖZCÜKLERİN YETİŞEMEME SANATI
- HAKİKATTEN AİDİYETE MODERN İNSANIN ZİHİNSEL DÖNÜŞÜMÜ
- BABAMIN KIZI
- GIDA TERÖRÜ, GDO VE BİR MEDYA HAFIZASININ İLK İTİRAZI
- PESİMİZM: KARANLIĞI SADECE GÖRMEK DEĞİL, ONU DÜŞÜNCEYE DÖNÜŞTÜRME SANATI
- SOSYAL ÇÜRÜME ve İNSAN KALABİLMEK
- EKONOMİK EŞİTSİZLİK VE YOKSULLUK: KÜRESEL KRİZLERİN TEMELİDİR
- İNSAN İLİŞKİLERİ KÜTÜPHANE GİBİDİR
- ÖFKE: ÇAĞIMIZIN SESSİZ KRİZİ
- Okullarda Şiddet: Görmezden Gelinen Tehlike
- “ŞİDDET GÖSTERİMİNİ “ÇOK PİŞMAN “ ADI ALTINDA KORUMAK